"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2017/110 Esas, 2018/54 Karar
SUÇ: Zincirleme rüşvet alma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kamu görevlisi olmayan Hüseyin Şanverdi, Arif Akçadır, Mehmet Yeter ve Mustafa Durmuşoğlu haklarında rüşvet verme suçundan Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2012 tarihli ve 2011/105 Esas, 2012/406 sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet hükümlerinin Dairemizin 03.12.2020 tarihli 2019/9413 Esas, 2020/13951 sayılı Kararı ile sair yönleri incelenmeden bozulduğu anlaşılmakla; mezkur dosyanın akıbetinin araştırılıp suçlamaların mahiyetine, suç ve iddianame tarihlerine göre temyize konu dava dosyasıyla aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle mümkünse davaların birleştirilmesi, kesinleşmişse onaylı örneğinin getirtilmesi sonrasında tüm kanıtların hep birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı dikkate alındığında, menfaat karşılığında kaçakçılık suçunun işlenmesine göz yumulması iddialarına yönelik, kamu görevlisi olmayan sanıklar hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığı, buna bağlı olarak haklarında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunup bulunmadığı araştırılarak, bu yönde mahkumiyet hükümleri bulunmaması halinde kamu görevlisi sanıkların görevlerinin gereklerine uygun davranmaları karşılığında menfaat temin etme şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un suç tarihleri itibarıyla yürürlükte olan mülga 257/3. maddesi kapsamında değerlendirilmesi zorunluluğu, Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.