"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/33 Esas, 2017/44 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 18.01.2017 tarihli ve 2017/33 Esas, 2017/44 sayılı ek Kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1) Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/138 Esas, 2016/339 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1, 248/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2) Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.01.2017 tarihli ve 2017/33 Esas, 2017/44 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 18.01.2017 tarihli ve 2017/33 Esas, 2017/44 sayılı ek Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın 5018 sayılı yasanın 61. maddesi ile ilgili Yönetmeliğin 19. maddesi ve 5. maddesine göre muhasebe yetkilisi mutemedi olarak usulüne uygun görevlendirilmesi nedeniyle zimmet suçu bakımından fail olarak kabulü mümkün olmadığından, usulüne uygun görevi gereği zilyetliği kendisine devredilen parayı tahsil ve yatırma yetkisi bulunmadığından, Datça Devlet Hastanesinin baştabibinin tek taraflı yapmış olduğu görevlendirme yazısının zimmet suçu bakımından usulüne uygun görevlendirme sayılamayacağına, eylemlerinin zimmet değil hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna, suç vasfına yönelik temyiz talebinde bulunabileceğinden temyiz isteminin reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin (a) bendinin "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" ile (b) bendinin "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz edilemeyeceğine dair hükümleri ile aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek Kararda hukuka aykırılık görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2024 tarihinde karar verildi.