Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/152 Esas, 2018/141 Karar

SUÇ : Basit zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-(d ve g) madde-fıkra-bentleri gereğince kesin olduğu ve temyizi kabil nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılanlar vekillerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre katılan S.S. Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği vekilinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.Söke Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2017 tarihli ve 2017/12 Esas, 2017/276 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmedilmiştir.

2.Katılanlar vekillerinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.01.2018 tarihli ve 2018/152 Esas, 2018/141 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri, sanığa atılı suçun sübut bulduğuna ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Suç tarihlerinde S.S. 914 sayılı Söke Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliğinde muhasebeci olarak görev yapan sanığın, bir kısım ortağa yapılan satış karşılığında tahsil edilen parayı kayıtlara geç intikal ettirdiği, hamaliye işleri için ödenmesi gereken 2.584,42 TL'yi hamaliye yüklenicisi ... veya hamaliye işini fiilen yapan kooperatif personeli ...'ya ödemediği ve bu suretle zimmet suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında beraatine karar verilmiş ise; hükme esas alınan bilirkişi raporunda sanığa isnat edilen eylemler yeterince irdelenmediğinden, dosyanın kül halinde konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip; tüm iddia ve savunmaları karşılar, kasaya geç intikal ettirilen paralar yönünden kooperatif ana sözleşmesince mazeret süresi tanınıp tanınmadığını irdeler şekilde, suç tarihleri arasındaki tüm kayıtların incelenerek söz konusu para çıkışlarının gerçekten kasadan yapılıp yapılmadığı, dava konusu isnatlar neticesinde kooperatif kasasında açık oluşup oluşmadığı, varsa kullanma zimmeti niteliğindeki eylemler yönünden nema miktarının tespiti hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmasından sonra suç vasfının ve sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

1.Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar yönünden;

Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2018/152 Esas, 2018/141 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

2.Sanık hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.01.2018 tarihli ve 2018/152 Esas, 2018/141 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Söke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2024 tarihinde karar verildi.

***