Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/310 Esas, 2020/18 Karar

SUÇ : Zincirleme basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği

HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, zincirleme kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 07.11.2006 tarihli ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, merci ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği aksi halde aynı Yasa'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 28.01.2020 tarihli kararda ise temyiz süresi yanıltıcı bir şekilde 15 gün olarak gösterilerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu itibarla katılan vekilinin 28.01.2020 tarihinde tefhim edilen hükümleri 10.02.2020 tarihinde süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla, incelemenin başvurularının kapsamına göre katılan vekilinin zincirleme basit zimmet ve zincirleme kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, müdafiin ise tüm hükümlere yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1-Sanık hakkında zincirleme basit zimmet ve zincirleme kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesi uyarınca yasaklama kararına ilişkin sürenin, tayin olunan cezanın yarısından az olamayacağı gözetilmeden, 6 ay 8 gün yerine 6 ay 7 gün olarak eksik tayini,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden zimmet suçundan kurulan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin (3) numaralı bendinin 9. paragrafında yer alan "6 ay 7 gün" ibaresinin "6 ay 8 gün" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık hakkında zincirleme kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA,

2-Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Suç tarihlerinde Çankırı Tapu ve Kadastro Müdürlüğünde mutemet olarak görev yapan sanık hakkında müdür vekili ... yerine imza atarak bankaya hitaben kendisine ödeme yapılabileceğine dair yazılar düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın suça konu sahte belgeleri görevi gereği düzenleme yetkisinin bulunmaması nazara alındığında, eylemlerinin sübutu halinde aynı Kanun'un 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 02.07.2012 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***