"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/267 Esas, 2018/264 Karar
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre sanık müdafiinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2018 tarihli ve 2016/225 Esas, 2018/14 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme şekilde basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3 ve 5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2018/267 Esas, 2018/264 sayılı Kararı ile hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu bakımından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın zimmet kastının bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinde ... İlçesi ... Köyü muhtarı olarak görev yapan sanık hakkında farklı tarihlerde makbuz karşılığı ve köy tüzel kişiliğine ait banka hesabı aracılığı ile elde ettiği toplam 9.881,79 TL parayı köy hesap defterinde gelir olarak göstermeyerek kendi uhdesine aldığı isnadı ile zimmet suçundan açılan kamu davasında; savunmasında tahsil ettiği paraları köyde bakım ve tamir gerektiren işlerde çalışan ustalara ücretleri karşılığında verdiğini beyan ederek dosyaya 03.12.2013 tarihli ve 4.500,00 TL bedelli, 01.10.2010 tarihli ve 3.400,00 TL bedelli, 02.11.2011 tarihli ve 2.600,00 TL bedelli üç adet "Köy masraf senedi ve ita emri" sunması, belgelerde imzası bulunan tanıkların duruşmada köyde bakım ve tamir gerektiren işlerde çalıştıklarını ve karşılığında bir belgeye imza atarak ödeme aldıklarını beyan etmeleri karşısında, savunmalarının doğru olup olmadığının belirlenmesi bakımından, ödemelere ilişkin köy masraf senedi ve ita emrinde imzaları bulunan ..., ... ile ...'ün imzaların kendilerine ait olup olmadığına ve önceki beyanlarında köy için yaptıklarını beyan ettikleri işlerin imzaladıkları belgelerdeki işler olup olmadığına ilişkin beyanlarının alınmasından, gerekirse mahallinde uzman bilirkişiler ve köy halkından yapılan işlere ilişkin bilgi ve görgü sahibi olan kişiler tanık olarak refakate alınarak keşif yapılıp savunmada belirtilen işlerin kim tarafından ne şekilde yaptırıldığının saptanmasından, sanık tarafından yaptırılmış ise maliyetlerinin belirlenmesinden sonra suç dönemine ilişkin köye ait defter, kayıt ve belge ile tüm dokümanlar temin edilerek dava dosyasıyla birlikte konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, suç tarihleri arasındaki köyün tüm gelirleri ile teknik bilirkişilerin maliyet hesabına ilişkin tespitleri de dikkate alınarak sanığın sorumluluğunu irdeler şekilde, zimmetinde para bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tayin olunan hak yoksunluğu süresinin hükmolunan hapis cezasının yarısından az olamayacağı nazara alınmadan "2 yıl 7 ay 8 gün" yerine "2 yıl 7 ay 7 gün" olarak eksik belirlenmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2018/267 Esas, 2018/264 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b madde-fıkra ve bendi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.11.2024 tarihinde karar verildi.