"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/689 Esas, 2018/659 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2017 tarihli ve 2013/299 Esas, 2017/328 sayılı Kararı ile; sanığın zimmet suçundan beraatine hükmedilmiştir.
2-Katılan Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2018/689 Esas, 2018/659 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekili; eksik inceleme neticesinde verilen kararın yerinde olmadığını, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Suç tarihlerinde Yol ören köyü muhtarı olan sanık hakkında, ... isimli şahsa köy tüzel kişiliğine ait kiraladığı arazi karşılığında elden 2.500,00 TL nakit para ile 3.095,00 TL bedelinde senet aldığı, bu miktarları köy tüzel kişiliğine gelir olarak kaydetmesi gerektiği halde 21.09.2008 tarihli ve 084206 no.lu makbuz tanzim edilerek sadece 564,00 TL'yi köy gelir gider defterine gelir olarak işlediği, bakiye 5.031,00 TL için köy gelir makbuzu kesmediği, köy gelir gider defterine de kaydını yapmadığı, ... isimli şahsa köy tüzel kişiliğine ait kiraladığı arazi için 1.880,00 TL nakit, 4.085,00 TL değerinde senet aldığı halde tahsil edilen 1.880,00 TL için köy gelir gider makbuzu düzenlediği ve köy geliri olarak tahsil ettiği, 4.085,00 TL hakkında köy gelir gider makbuzu tanzim ettiği ancak bu makbuzun daha sonra iptal edilerek silindiği, bu itibarla 4.085,00 TL'nin köy geliri olarak deftere işlenmediği, ... isimli şahsa köye ait araziyi 4.595,00 TL'ye kiraladığı, karşılığında aldığı 2.350,00 TL'nin köy gelir gider defterine kaydedildiği, kalan 2.235,00 TL'nin ise köy geliri olarak hesaplara intikal ettirilmediği, bu suretle toplamda 11.351,00 TL'yi zimmetine geçirdiği, köy düğün salonu inşaatı için ... İnşaat Malzemeleri ve Ticaret firmasından 11.243,15 TL tutarındaki malzemenin faturalarının alındığı, bedelinin ödenmesinde ise ... isimli şahıstan 3.364,00 TL, ... isimli şahıstan ise 1.267,00 TL değerinde senet alındığı ve senetlerin ilgili firmaya verildiği, alınmış olan bu senetler için gelir gider makbuzu düzenlendiği ancak sonradan iptal edildiği, senetlerin de ilgili firmadan alınmadığı, buna göre senetlerin tutarı olan toplam 4.631,00 TL'nin köy hesap gelir defterinin gelir kısmında gösterilmeden gider yapıldığı, bu suretle kaydı yapılmadığından sanığın uhdesinde kaldığı, 29.04.2009 tarihinde yapılan seçim sonrasında köy gelir gider belgelerinin teslimi sırasında kasa mevcudu olarak 8.361,91 TL'nin yeni yönetime teslim edilmediği iddialarıyla zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, kasa mevcudu olarak yeni muhtara teslim etmesi gereken 8.361,91 TL yönünden beraatine, diğer mal edinme isnatları bakımından zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetine hükmolunmuş ve beraat hükmüne karşı katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, sanık hakkında dava konusu yapılan eylemlerin niteliğine göre kasa mevcuduna ilişkin zimmet isnadını istinaf edilmeksizin kesinleşen mahkumiyet hükmüne konu diğer mal edinme isnatlarından ayırmaya yasal olanak bulunmadığı, iddianamedeki anlatıma nazaran kasa açığı fiilinin bünyesinde sanığa isnat olunan diğer mal edinme fiillerini de barındırdığı, suç vasfı ve eylemlerin bölünemeyeceği, bu itibarla sanık hakkında sübutu kabul edilen zimmet eylemleri nedeniyle neticeten tek bir mahkumiyet hükmü kurulması ile yetinilmesi gerekirken kasa açığı isnadı yönünden ayrıca beraatine karar verilmesi suretiyle karışıklığa sebep olunduğundan bahisle istinaf talebinin kabulü ile beraat hükmünün bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2024 tarihinde karar verildi.