Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/160 Esas, 2016/2 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine

SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, denetim görevinin ihmali

HÜKÜMLER : Beraat, mükerrer dava sebebiyle davanın reddi

TEMYİZ EDENLER : Katılan ve suçtan zarar gören vekilleri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet ve bu suçun işlenmesine kasten göz yumma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve vekilinin 29.01.2021 havale tarihli dilekçesi ile kamu davasına katılma talebinde bulunduğu, bu talebin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önceki tarihe tekabül etmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin başvuru tarihinde bu sanıklar hakkında zimmet ve bu suçun işlenmesine kasten göz yumma suçlarından açılan kamu davasında müdahil sıfatını kazandığına, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, Hazinenin tüm sanıklara yüklenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediğinden kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin bu yönden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvuruların kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin sanık ... hakkında zimmet, Veli hakkında bu suçun işlenmesine kasten göz yumma suçlarından katılan ... Bakanlığı vekilinin ise sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1)Sanıklardan Erdoğan ve Veli hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, Veli hakkında denetim görevinin ihmali suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan ... Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2)Sanık ... hakkında zimmet suçundan açılan davanın reddi ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanığın hükümlerden sonra temyiz incelemesi sırasında 21.12.2018 tarihinde öldüğü UYAP ortamından temin edilen güncel nüfus kaydı ile anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu bozmayı gerektirmiş ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322., 5237 sayılı Kanun'un 64/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının sanığın ölümü sebebiyle DÜŞMESİNE 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***