Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

KATILANLAR : Vakıflar Genel Müdürlüğü, Hazine, ...

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

katılanlar vekilleri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün katılan ... Müdürlüğüne tebliğ edilmediği anlaşılmakla, gerekçeli kararı temyiz ettiği tarihin öğrenme tarihi olup temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2017 tarihli ve 2015/158 Esas, 2017/40 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 05.07.2017 tarihli ve 2017/1130 Esas, 2017/1111 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi; sanıkların kamu görevlisi olduklarına, bu nedenle eylemlerinin zimmet suçunu oluşturduğuna, iddianamede iki sanık hakkında ayrı ayrı eylemlerin tanımlanmadığına, sanık ...'in yönetici yardımcılığı için aranan koşulları sağlamadığına,

2.Hazine vekilinin temyiz istemi; gerek tanık beyanları gerekse dosyadaki delillerle sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna,

3.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; mevcut bilirkişi raporunun eylem ile eylem faili irtibatını sağlama yönünde yeterli olmadığına, bilirkişi raporunda sanıklardan bahsederek genel bir tanımlama yapıldığına ancak her iki sanık hakkında ayrı ayrı eylem tanımının bulunmadığına, mevcut suça konu eylemin hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanık ...'in vekaletname ile yetkilerini sanık ...'e devretmesi işleminin geçerliliğinin irdelenmesi için yeni bir bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden nitelendirilerek hüküm kurulması gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4.... vekilinin temyiz istemi; sanıkların kamu görevlisi olduğuna, zimmetlerine geçirdikleri tutarları durumun ortaya çıkması ve vakıflar bölge müdürlüğü tarafından istenmesi sonucunda iade ettiklerine, bu hususun ancak cezada indirim sebebi olabileceğine, sanık ... tarafından sanık ... azledildiği halde havale ve eft yapılmaya devam edildiğine, ...'in lise mezunu olmadığı için yönetici yardımcısı olamayacağına, müfettiş tarafından azledilmesi talimatlandırılıncaya kadar tüm vakfın işlerini vekaletle yönetmeye devam ettiğine, bilirkişinin kanunen yasak olmasına rağmen hukuki irdelemede bulunduğuna, dosyanın SPK lisanslı değerlendirme uzmanı, hukukçu bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınması gerekirken serbest muhasebeci mali müşavirden rapor aldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

1.Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden;

Sanık ...'in Bölge Adliye Mahkemesi hükmünden sonra 18.06.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden ise;

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekilleri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

A.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekilleri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 ile 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümde katılanlar vekilleri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.12.2024 tarihinde karar verildi.

***