Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/15 Esas, 2018/33 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Sanıklardan Lokman hakkında mahkumiyet, Tülin hakkında beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/195 Esas, 2017/342 sayılı Kararı ile sanık ...'in zimmet suçundan beraatine, sanık ...'ın ise aynı suçtan mahkûmiyetine hükmolunmuştur.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 04.01.2018 tarihli ve 2018/15 Esas, 2018/33 sayılı Kararı ile hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık ... hakkında verilen beraat kararı yönünden istinaf nedenlerini belirtilen dilekçelerindeki hususların aynen tekrarı ile sanık ...'ın eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu hususu nazara alınmadığı gibi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamış olması nedeniyle eksik ceza tayin edilerek cezanın ertelenmesine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi"nin gerektiği, yazı işleri müdürleri ile zabıt kâtiplerinin görev, sorumluluklarını düzenleyen ve suç tarihinde yürürlükte bulunan Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin yazı işleri müdürünün görevlerine ilişkin 169/3-ğ maddesindeki hüküm ile aynı maddenin 7. fıkrasındaki ''Yazı işleri müdürü, yerine getirmekle yükümlü olduğu görevleri yazı işleri hizmetlerinde görevli personele devredemez.'' ve 4. fıkrasındaki zabıt kâtibinin görevlerine ilişkin düzenlemeler ile 263. maddesindeki ''Bu Yönetmelikte açık hüküm bulunmayan hâllerde ... ve ilgili kurumlarca yürürlüğe konulan diğer yönetmeliklerin ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmü ışığında 11.07.2015 tarihli Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdarî İşler İle Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin harç ve masrafları almaya yetkili olanlara ilişkin düzenlemesini içeren 89. maddesindeki ''Ön büro teşkilatı bulunan yerlerde bu iş yalnızca veznedara aittir. Zabıt kâtipleri, memurlar veya mübaşirler, bir işlemin ifası için ödenmesi gerekli harç ve masrafları iş sahiplerinden alamazlar. Harç ve masrafların tahsili işi kendisine verilmiş olan yazı işleri müdürü, görev sebebiyle yerinden ayrıldığı zaman iş sahiplerinin beklememesi için başkanın onayı ile önlem alır.'' ve son olarak da suç tarihinde yürürlükte bulunan ... Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin mahkeme veznelerinin denetimine ilişkin 67/1. maddesindeki ''Mahkeme veznelerinin sayım ve hesapların kontrolü ile denetimi bu Yönetmeliğin Dördüncü Kısmının Birinci, İkinci ve Üçüncü Bölümlerinde gösterilen esaslar dairesinde yapılır. Banka ve PTT vasıtasıyla mahkemelere gönderilen ve mutemet defteri ile yazı işleri müdürleri tarafından bu yerlerden alınan paralar vezne kayıtlarıyla karşılaştırılır.'' şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde;

Suç tarihinde İzmir Kadastro Mahkemesinde zabıt kâtibi olarak görev yapan sanığın, dosyalardaki mevcut gider avansından, yapılacak işlemler için mahkemeler veznesinden para çekme ve paraların teslimi hususunda görevlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmaması karşısında, suça konu paraların kendisine görevi nedeniyle tevdi edilmiş sayılamayacağı, bu paralar üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğunun olmadığı, yasal tevdî unsurunun da gerçekleşmediği, bu nedenle zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, sübut bulan eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155/2 ve 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle zimmet suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de,

5237 sayılı Kanun'un 247/1, 249, 43/1, 248/2-son ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle aynı Kanun'un 61/5. maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

1)Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında verilen hükümde katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2)Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sanık ... hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2024 tarihinde karar verildi.

***