Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/194 Esas, 2016/9 Karar

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.06.2012 tarihli ve 616-218; 13.12.2011 tarihli ve 237-259; 16.12.2008 tarihli ve 144-234; 23.09.1974 tarihli ve 227-408 ile 16.04.1973 tarihli ve 213-345 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde inceleme ve karar verme görevi Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olup, sanık ... müdafiinin 18.04.2016 havale tarihli dilekçesinin içeriği itibarıyla eski hale getirme ve temyiz talebi niteliğinde olduğu, sanık müdafiinin temyiz süresinde hastanede yatmakta olduğuna dair 11.02.2016 tarihli rapor ile birlikte eski hale getirme talepli temyiz dilekçesini sunduğu ancak bu dilekçenin 5271 sayılı Kanun'un 41/1. maddesinde yer alan "engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir" hükmü uyarınca belirlenen yedi günlük süre geçtikten sonra 18.04.2016 tarihli dilekçe ile verildiğinin anlaşılması karşısında, yasal koşulları bulunmayan eski hale getirme talebinin reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında verilen ve yasal süresinde temyiz edilmeyerek kesinleşen hükme yönelik olarak mahallinde kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkün görülmüştür.

Katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek ... dışındaki sanıklar yönünden yapılan incelemede;

Dava konusu ihale nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanıklara isnat edilen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 07.01.2016 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***