"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/8 Esas, 2014/161 Karar
SUÇLAR : Basit zimmet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2014 tarihli ve 2014/8 Esas, 2014/161 sayılı Kararının suçtan zarar gören Hazine vekili ile sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin 04.07.2017 tarihinde hükmü temyiz ettikten sonra ibraz ettiği 22.08.2017 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği görülmüştür.
Sanıklar haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanıklar müdafiilerinin müvekkilleri hakkındaki mahkumiyet hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.01.2014 tarihli ve 2013/13109 Soruşturma, 2014/69 Esas, 2014/2 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2014 tarihli ve 2014/8 Esas, 2014/161 sayılı Kararı ile sanıklar haklarında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi gereği 4 yıl 2'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; müvekkillerinin tasfiye için seçilen yönetim kurulu üyesi olduklarına, kooperatif üyelerinden herhangi bir para toplamadıklarına, herhangi bir şirkete para ödemediklerine, ... tarafından bu paranın önceki yönetimin açığını kapatmak saikiyle yatırıldığına, sanıkların koruma ve gözetim yükümlülüğüne bırakılmış bir para olmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından mahkumiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanık ... müdafiinin temyizi; iddia konusu paranın kooperatif parası olduğunun sabit olmadığına, paranın tanık ... tarafından yatırıldığına, oluşan şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, resen nazara alınacak sair nedenlere,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olan sanıkların, 24.09.2010 tarihinde, adı geçen kooperatife, ... İnşaat Proje Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi tarafından inşaat demiri, boru, çimento, kereste vb. inşaat malzemeleri alınmış gibi gösterip, aynı tarihli, 19730 sıra no.lu ve 70.003,10 Türk lirası miktarlı faturayı kooperatif kayıtlarına intikal ettirdikleri, ardından söz konusu fatura karşılığı parayı denetim kurulu üyesi ...'ya teslim ettikleri, bu şahıs tarafından Kooperatif adına ... Şirketinin banka hesabına 70.003,10 Türk Lirası paranın yatırıldığı, yatan paranın bir buçuk dakika sonra şirket yetkilisi tanık ... tarafından çekildiği, adı geçen şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna göre satışa konu malzemeler ile ilgili Kooperatife bir mal tesliminin yapılmadığı ve sanıkların zimmetlerine geçirdikleri parayı bu şekilde muhasebeleştirdikleri iddia ve kabul edilen somut olayda sanıklar haklarında zimmet suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Kooperatif yönetim kurulu üyeleri olup haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların beyanlarında 19.06.2010 tarihinde yönetime geldiklerini, önceki yönetim tarafından kendilerine bir para devredilmediğini, göreve geldikten sonra parasal hiçbir işlem, herhangi bir tahsilat ve ödeme yapmadıklarını savunmaları, önceki yönetim kurulunda başkan yardımcısı olan tanık ...'nın, iddiaya konu paranın kendisi tarafından yönetimleri döneminde yapılan harcamalara ilişkin olarak yatırıldığına ilişkin anlatımı, 29.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda sanıkların yönetim dönemine ait devir teslim tutanağı bulunmadığı, avans hesaplarındaki bakiyenin 01.01.2010 tarihli açılış kayıtlarında yer almasının mahsup edilmiş bakiyelerin önceki yönetim döneminden geldiğini göstereceğine ilişkin tespitleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıklara isnat edilen ve sübutu kabul edilecek eylemlerin kooperatif yönetim devrinin ve muhasebe kayıtlarının usule uygun olarak tutulmamasından ibaret olacağı, buna göre eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin 24.09.2010 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2014 tarihli ve 2014/8 Esas, 2014/161 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar haklarındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.