Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/2240 E., 2018/2471 K.

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.09.2018 tarihli ve 2018/2240 Esas, 2018/2471 sayılı Kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü:

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2015 tarihli ve 2015/11111 Esas numaralı İddianamesinde takip edilen sıraya göre şikayetler arasında "II- Aydın Ham Yağ Kombinası İnşaatı harcamalarında yapılan hatalar" başlığı altında "...Sonuç olarak: Anahtar teslimi 18.500,000,00 EURO’ya ihale edilen Kombina yatırımı için 09.01.2007 tarihi itibarıyla toplam 22.045.645,00 EURO ödendiği görülmektedir. 22.045.645,00 - 18.500,000,00 = 3.545,645 EURO’nun anahtar teslimi olan Sözleşme Şartlarına göre fazladan ödendiği görülmekte ise de; yüklenici firmaya Sözleşme dışı yaptırılan bina bedelleri ile mahsubu yoluna gidildiği öğrenilmiş olup, ancak bu işlere ait ihale belgeleri ile, hak edişler ve ödeme belgeleri Tariş Pamuk Birliğinde bulunmadığı ve tarafımıza ibraz edilemediği için daha fazla detaylı ve açıklayıcı bilgi verilememektedir..." şeklinde yer verilen eylemin kamu davasına konu edilmediği ve bu husus hakkında mahallinde her zaman işlem yapılmasının mümkün olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanıklardan ...'in hükümden sonra 06.03.2021, ...'nun ise 21.08.2023 tarihlerinde öldükleri UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, öte yandan iddianame anlatımı göz önüne alındığında sanıklara atılı eylemlerin sübutu halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, sanıklar ... ile ... yönünden isnat olunan eylemlerin suç tarihleri itibarıyla 765 sayılı Kanun'un 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla anılan Kanun'un 102/4. maddesinde belirtilen beş yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 06.12.2003 ve 06.04.2004 olan suç tarihleri ile iddianame tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... açısından ise yüklenen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 2. madde ve fıkralarında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereği gerçekleşen zamanaşımı ve ölüm nedenleriyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2025 tarihinde karar verildi.

***