"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1124 Esas, 2018/2040 Karar
SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap (katılan ...'a yönelik eylem yönünden), ikna suretiyle irtikap (katılanlar ... ve ...'a
yönelik eylemler yönünden 2 kez)
HÜKÜMLER : 1)Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2016/391 Esas, 2018/98 ... Kararı ile; ikna suretiyle irtikap suçundan üç kez mahkumiyet,
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 11.10.2018 tarihli ve 2018/1124 Esas, 2018/2040 ... Kararı ile; ilk derece mahkemesince katılanlar ... ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin olarak hüküm fıkraları kısımlarının tamamen hükümlerden çıkarılarak sanığın ayrı ayrı beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılanlar ... ..., ... ve ...'a yönelik ikna suretiyle irtikap suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından anılan kararların hüküm fıkraları kısımlarının tamamen hükümlerden çıkarılarak yerine sanığın ayrı ayrı beraatine ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın, 5271 ... Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan Hazine vekilinin anılan kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2016/391 Esas, 2018/98 ... Kararı ile sanık hakkında katılanlar ... ..., ... ve ...'a yönelik olarak ikna suretiyle irtikap suçundan 3 kez 5237 ... Türk Ceza Kanunu’nun (5237 ... Kanun) 250 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunlukları ile 63 üncü maddesi gereğince mahsup hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.
2.Sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin istinaf talepleri üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/1124 Esas, 2018/2040 ... Kararı ile ilk derece mahkemesince sanık hakkında katılanlar ... ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin olarak hüküm fıkraları kısımlarının tamamen hükümlerden çıkarılarak, hüküm fıkralarına "Her ne kadar sanık hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'e karşı irtikap suçlarından cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçları işlediğine dair yeterli, net, inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı BERAATİNE," ibareleri eklenmek suretiyle sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; 5271 ... Kanun'un 303 üncü maddesi ile 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvuruları bakımından ancak duruşma açılarak yapılacak yargılama sonrasında beraat kararları verilebileceği gerekçesiyle hükümlerin bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekili, sanığın her bir katılana yönelik ikna suretiyle irtikap suçunu işlediğinin dosya kapsamına göre sabit olduğu, ayrı ayrı cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin isabetli olmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihlerinde Akyazı İlçe Nüfus Müdürü olarak görev yapan sanığın, görevinin sağladığı yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle kendisine yarar sağlamak amacıyla katılanlardan ... ...'un nikah işlemi sırasında kendisine 100,00 Türk lirası vermeye mağduru ve yakınlarını mecbur bırakmak suretiyle icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği; diğer katılanlar ... ve ... yönünden ise nüfus hizmetleri mevzuatından bilgisi olmayan adı geçen katılanları sanki bu mevzuattan kaynaklı olarak evlendirme ve nüfusa kayıt işlemleri sırasında işlem ücreti alınması gerekliymiş gibi söz ve davranışlarla ücretin kendisine ödenmesine ikna edip kendi yararına menfaat temin etmek suretiyle ikna suretiyle irtikap suçlarını işlediği iddialarıyla açılan kamu davalarında, Mahkemece; katılan ...'a yönelik eylemlerin icbar boyutuna varmadığı, tüm katılanlara yönelik eylemlerin ayrı ayrı ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabulüyle sanığın 3 kez anılan suçtan cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamına göre, tanık ...'in beyanının duyuma dayalı olduğu, katılan ...'un ablası olan ...'in tanık değil olayın mağduru olduğu, mağdur beyanları dışında sanığın mahkumiyetine yeterli, net, inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince sanık hakkında katılanlar ... ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin olarak hüküm fıkraları kısımlarının tamamen hükümlerden çıkarılarak yerine sanığın 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine ibaresi eklenmek suretiyle sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5271 ... Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280 inci maddesinde;
"(1)Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
....
Karar verir " şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 ... Kararında "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip farklı bir sonuca ulaşması, 7035 ... Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde ilk derece mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ... sanık ve suça sürüklenen çocukların beraatlerine karar verebileceği" belirtilmiştir.
Yukarıda zikredilen kanun hükmü ve Ceza Genel Kurulu kararı ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Tebliğnamedeki, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulması talebini içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
Ancak;
İlk derece mahkemesince sanığın, katılanlar ... ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı ikna suretiyle irtikap suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosyadaki mevcut delillere göre yapılan değerlendirme sonucunda sanığın yüklenen suçları işlediğine dair yeterli, net, inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin ulaştığı sonuçların isabetli bulunmadığı ve sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin olarak hüküm fıkraları kısımlarının tamamen hükümlerden çıkarılarak yerine sanığın 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerektiğine dair ibare eklenmek suretiyle sanık müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 ... Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddelerinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilen ilk derece mahkemesi hükümlerinin Yargıtay incelemesine tabi ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükümler olacağı gözetilerek, kararların dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak düzeltilen hükümlerin gerekçesine yansıtılması, bu kapsamda ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının gerekçesi ve hüküm fıkralarıyla birlikte bir bütün halinde sanığın cezalandırılmasına ilişkin ibareler içermesi nedeniyle kararların 5271 ... Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bir bütün halinde kaldırılarak oluşa ve kabule uygun şekilde yeni hükümler kurulması sonrasında anılan kararlara yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca ilk derece mahkemesinin hüküm fıkraları kısımlarının hükümlerden çıkarılıp sanığın ayrı ayrı beraatine dair ibarelerin hüküm fıkralarına eklenmesi fakat sanığın ayrı ayrı mahkumiyetine dair anlatımı içeren gerekçenin hükümlerden çıkarılmaması, bu suretle infazda tereddüde yol açacak ve gerekçeyle hükümler arasında açık çelişkiye neden olacak şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında katılanlar ... ..., ... ve ...'a yönelik olarak ikna suretiyle irtikap suçundan verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/1124 Esas, 2018/2040 ... Kararına yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği doğrultusunda 5271 ... Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.