Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1172 E., 2017/2393 K.

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet

HÜKÜM : Sanıklardan Ayşe Gül hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,

İdris hakkında İlk Derece Mahkemesince zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2017 tarihli ve 2016/273 Esas, 2017/21 sayılı Kararı ile sanık ...'ün atılı suçtan beraatine, sanık ...'in ise zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.

2.Sanık ... ile katılan vekilinin istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.11.2017 tarihli ve 2017/1172 Esas, 2017/2393 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ...'in temyiz istemi; atılı suçu hileli hareketlerle işlemediğine, kurulan mahkumiyet hükmünün bozularak hakkında lehe hükümlerin uygulanması talebine,

Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçu yönünden kurulan beraat hükmünün bozulması lüzumuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Suç tarihinde Özel Güçlü Motorlu Taşıt Sürücü Kursunun müdürü olan sanık ...'in, 01.08.2015 - 27.12.2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen sınavlar için direksiyon uygulama kursiyerlerinden aldığı toplam 13.200 TL sınav bedelini mevzuat gereğince Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün Ziraat Bankası Merinos Şubesi hesabına yatırması gerekirken yatırmayarak dava konusu paraları internet bankacılığı üzerinden Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün belirtilen hesabına havale yapılmış gibi bilgisayar ortamında 14 adet sahte hesaptan hesaba banka havale dekontu düzenleyerek Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ibraz etme şeklindeki eylemlerinin Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce kaba bir inceleme ile ortaya çıkarılması nedeniyle zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu nazara alınmadan, suç vasfında yanılgıya düşülerek zincirleme nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,

Kabule göre de;

5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinin uygulanması ile bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 43. maddesine göre artırımı sonrasında hesap hatası yapılarak cezanın "8 yıl 16 ay 15 gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" olarak belirlenmesi,

5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre, cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup hak yoksunluğu süresinin sanık hakkında hükmedilen 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 8 yıl süreyle hak yoksunluğuna karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

1.Sanık ... yönünden yapılan incelemede:

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle hükümde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2.Sanık ... yönünden yapılan incelemede ise:

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2024 tarihinde karar verildi.

***