Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/445 Esas, 2018/740 Karar

KATILANLAR : ..., Denizli Defterdarlığı, ..., ...

SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2018 tarihli ve 2017/198 Esas, 2018/9 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.05.2018 tarihli ve 2018/445 Esas, 2018/740 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, suça konu paraların Türkiye Diyanet Vakfı Pamukkale Şubesi adına yatılı kuran kurslarının ihtiyaçları için toplandığı, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu'nun 2. maddesi gereğince vakıflara yapılan bağış ve yardımlar söz konusu kanun kapsamında bulunmadığından; aynı Kanun'un 28. maddesinin uygulanma imkanının olmadığı, bu paraların devlet parası sayılamayacağı, vakfa ait para kabul edilmesi gerekeceği hususları nazara alındığında, eylemlerinin bütün halinde hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve sanık savunması da nazara alındığında, camii giderlerinin toplanan paradan karşılanıp karşılanmayacağı, karşılanması halinde giderlerin tespit edilerek karşılaştırma yapılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösterir somut delil bulunmadığından usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Suç tarihlerinde Denizli ili Pamukkale ilçesi ... Camii imamı olarak görev yapan sanığın, 2014-2015-2016 yıllarında Türkiye Diyanet Vakfı Genel Merkezi ve Pamukkale şubesi adına Pamukkale Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün talepleri doğrultusunda merkez ve mahalle camiilerinde toplam 144 yardım kampanyasında toplanan paraları gösterir tutanakları doldurup başkaları adına imza atmak suretiyle haftalık ortalama 500 ile 800 TL aralığında para toplanmasına rağmen ortalama 120,00 TL parayı teslim ettiği, toplanan yardım paralarını eksik olarak Müftülüğe yatırarak 36.794 TL parayı zimmetine geçirdiği iddia ve kabul edilen olayda; İlçe Müftülüğünün talebi üzerine Pamukkale Kaymakamlığınca verilen olur ile suç tarihinde cami imamı olarak görev yapan sanığın da görev yaptığı camide yardım topladığı ve bunun bir kısmını mal edindiği ancak 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu'nun 2. maddesi gereğince vakıflara yapılan bağış ve yardımların söz konusu Kanun kapsamında bulunmadığından Kanun'un 28. maddesinin uygulanma imkanının olmadığı keza Türkiye Diyanet Vakfı adına toplanan paranın kamu parası sayılamayacağı, vakfa ait para kabul edilmesi gerekeceği hususları nazara alınarak; eylemin zimmet ya da güveni kötüye kullanma suçlarından hangisini oluşturduğunun tespiti açısından, yardımın hangi kurum adına ne şekilde toplandığının ve paranın Türkiye Diyanet Vakfı adına toplanıp toplanmadığının, iznin bu amaçla verilip verilmediğinin belirlenmesi gerektiği, buna ilişkin belgelerin tamamının dosyada mevcut olmadığı, sanığın ... Camiinde göreve başladığı 02.01.2014 tarihinden incelemenin başlatıldığı güne kadarki süreçte İlçe Müftülüğünce yapılan yardım toplanmasına ilişkin görevlendirmelere ilişkin yazılarının temini ile sonucuna göre zimmet veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçları kapsamında olup olmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi,

Kabulü göre de;

5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu netice hapis cezasının "9 yıl 4 ay 15 gün" yerine, "8 yıl 16 ay 15 gün" olarak eksik belirlenmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara karşı sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2024 tarihinde karar verildi.

***