Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/497 Esas, 2018/2027 Karar

SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1)Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2016 tarihli ve 2007/424 Esas, 2009/151 sayılı ek Kararı ile sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen 03.06.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanmasına, sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.

2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/497 Esas, 2018/2027 sayılı Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen beraat hükmünün bozulması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle bu kararın kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.

Sanık hakkında 30.07.2006 tarihinde işlediği iddia olunan rüşvet vermeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2009 tarihli ve 2007/424 Esas, 2009/151 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararının suçun zarar göreni olan Hazineye tebliğ edilmeksizin 15.09.2009 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine 21.12.2016 tarihli hükmün kurulduğu, rüşvet vermeye teşebbüs suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.06.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye tebliğ edilmediğinden anılan kararın henüz kesinleşmediği, dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı dikkate alınmadan ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün kesinleşmeden açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.

***