Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/2680 Esas, 2018/3177 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2018 tarihli ve 2017/26 Esas, 2018/231 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43, 62 ve 53/1. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/2680 Esas, 2018/3177 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanık 2014 yılı Haziran ayında göreve başladığından, anılan tarihten önce ve kime ait olduğu bilinmeyen ... numaralı telefona ilişkin fatura ödemesinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığına, ... yönetim kurulu kararıyla, başkanın telefon giderlerinin kurum sandığından karşılanacağı yönünde karar alındığından sanığın kullanımında olan ... numaralı telefonun 2015 yılı ve 2016 yılı (Ocak-Nisan) dönemine dair fatura bedellerinin kurum hesabından ödetilmesinin mal edinme kastı içermediğine, kurum hesabından alınan 5.040,00 Türk Lirası bedelli cep telefonunun sanığın bilgisi dahilinde olmadığına, İMEİ bilgileri araştırılarak kim tarafından kullanıldığının belirlenebileceği halde eksik inceleme ile gerekli araştırma yapılmadan karar verildiğine, 2.301,00 Türk Lirası bedelli bilgisayarın hali hazırda Koruma Başkanlığında bulunduğuna ve kişisel harcama niteliğinde bulunmadığı halde gerekli inceleme yapılmadan eksik araştırma ile karar verildiğine, kurum hesabından ödetilen 7.013,89 Türk Lirası yemek bedelinin sadece sanık tarafından değil kurumda çalışan diğer 7 kişi tarafından da gerçekleştirildiğinden özel ve kişisel harcama sayılmasının mümkün olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/1, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, sanık hakkında sübutu kabul edilen zimmet suçundan ne şekilde sorumlu tutulduğu karar yerinde tartışılıp, özellikle sanık müdafiinin 30.04.2018 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçede yer alan; sanık 2014 yılı Haziran ayında göreve başladığından, anılan tarihten önce ve kime ait olduğu bilinmeyen ... numaralı telefona ilişkin fatura ödemesinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığına, ... yönetim kurulu kararıyla, başkanın telefon giderlerinin kurum sandığından karşılanacağı yönünde karar alındığından sanığa, kullanımında olan ... numaralı telefonun 2015 yılı ve 2016 yılı (Ocak-Nisan) dönemine dair fatura bedellerinin kurum hesabından ödetilmesinin mal edinme kastı içermediğine, kurum hesabından alınan 5.040,00 Türk Lirası bedelli cep telefonunun sanığın bilgisi dahilinde olmadığı, İMEİ bilgileri araştırılarak kim tarafından kullanıldığının belirlenebileceğine, 2.301,00 Türk Lirası bedelli bilgisayarın hali hazırda Koruma Başkanlığında bulunduğu ve kişisel harcama niteliğinde bulunmadığına, kurum hesabından ödetilen 7.013,89 Türk Lirası yemek bedelinin sadece sanık tarafından değil kurumda çalışan diğer 7 kişi tarafından da gerçekleştirildiğinden özel ve kişisel harcama sayılmasının mümkün olmadığına ilişkin savunmalarının reddedilmesinin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden, sanık hakkında gerekçesiz olarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi hükmünün bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2025 tarihinde karar verildi.

***