Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/1785 Esas, 2018/2260 Karar

SUÇ : Basit zimmet

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince basit zimmet suçundan verilen kararın kaldırılarak zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesince 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/248 Esas, 2018/166 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 249, 248/2-son, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

2.Sanık müdafii ile katılan ... vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2018/1785 Esas, 2018/2260 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 249, 43/1, 248/2-son, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan vekilinin temyiz talebi, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulması ile lehe hükümlerin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz talebi, sanığın, katılan adına takip ettiği icra dosyaları ile hukuk mahkemesinde görülen davanın vekalet ücretini katılanın da rızası doğrultusunda suça konu Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4421 Esas sayılı dosyasında haricen tahsil ettiği paradan karşıladığına, söz konusu paranın tek icra dosyasından alınmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanamayacağına, icra dosyasında haricen ödemeler yapılıp bakiye borç kalmaması nedeniyle dosyanın işlemsiz bırakıldığına, sanığın cezalandırılması için her türlü kuşkudan uzak kesin delil elde edilemediğinden beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.

III. GEREKÇE

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan ... arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.

***