"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/126 Esas, 2021/72 Karar
...
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.07.2011 tarihli, 2011/2-148 Esas ve 2011/155 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince gerek yüze karşı gerekse gıyapta verilen hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, merci ve şekillerinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanun'un 40 ıncı maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 09.03.2021 tarihli kararda ise katılan ... vekilinin yokluğunda verilen hükme yönelik temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre hükmün tebliğinden itibaren bir hafta olmasına karşın "kararın tebliğinden tarihinden itibaren 15 gün içinde" olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı ve bu itibarla katılan vekilinin 13.03.2021 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik 23.03.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.06.2010 tarihli ve 2010/61901 Soruşturma, 2010/25520 Esas, 2010/1319 numaralı İddianamesiyle sanık ... ve inceleme dışı sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2012 tarihli ve 2011/127 Esas, 2012/41 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 63 üncü maddesi uyarınca tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna hükmolunmuştur.
3.Bahse konu kararın temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.06.2013 tarihli ve 2013/905 Esas, 2013/6765 sayılı Kararı ile; hükümden sonra 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinde 6459 sayılı Kanun'un 12 nci maddesiyle yapılan değişiklik sebebiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2013 tarihli ve 2013/339 Esas, 2013/445 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
5.Kararın, katılanlar vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 10.02.2020 tarihli ve 2016/1627 Esas, 2020/4270 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek, 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun'un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, ihaleye katılmayan, diğer sanıkları azmettirdiğine dair delil de bulunmayan sanığın 40 ıncı maddenin ikinci fıkrası kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçuna yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerekirken asli fail olduğu kabulüyle hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması ve uygulamaya yönelik hatalar sebebiyle hükmün bozulmasına hükmedilmiştir.
6.Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/72 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihaleye fesat karıştırmaya yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz istemi; alt sınırdan ceza tayin edilmesine, takdiri indirim uygulanmasının ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Dava konusu ihale nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Kanun'un 12 nci maddesiyle değişik 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin 11.11.2009 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/72 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.