"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/872 Esas, 2018/1120 Karar
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2017 tarihli ve 2012/183 Esas, 2017/20 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 247/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.05.2018 tarihli ve 2017/872 Esas, 2018/1120 sayılı Kararı ile hükmün sonuç ceza miktarı ve 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu bakımından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Makbuzdaki imza ve yazıların müvekkilinin el ürünü olmadığı, zimmet suçuna konu belgenin kim tarafından hazırlandığının tespit edilemediği, çift imza ile hareket edilen kooperatif yönetiminde sanık ile birlikte imza yetkisini haiz olan yönetim kurulu üyesinin bilgisine başvurulmadığı ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
... yönetim kurulu başkanı olan sanık hakkında yüklenici ...'a 45.000,00 TL yarar sağladığından bahisle irtikap suçundan kamu davası açıldığı, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/183 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda 45.000,00 Türk Lirasının 10.000,00 Türk Lirası tutarındaki miktarına ilişkin olarak ...'ın imzasına karşılık verildiği belirtilen makbuzdaki imzanın ...'a ait olmadığının tespiti üzerine sanık hakkında ilk derece mahkemesince zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunulması üzerine, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3546 Esas No'lu İddianamesi ile sanık hakkında adı geçen yükleniciye 10.000,00 TL ödenmediği halde makbuz düzenleyerek ödenmiş gibi göstermek suretiyle zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı ve açılan bu davanın Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/183 Esas sayılı dosyasında birleştirilerek devam olunan yargılamada; sanığın 20.09.2012 tarihli duruşmada alınan savunmasında, yüklenici Hasan'ın mahkeme kanalıyla 67.000,00 TL harcama yaptığını tespit ettirdiğini, bu meblağı kendilerinden talep etmesi üzerine pazarlık yaparak 45.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını, 10.000,00 Türk Lirasını elden ödedikleri için kalan 35.000,00 Türk Lirasını da verdiklerini beyan etmesi yine sanığın zimmet suçuna ilişkin 13.12.2016 tarihli duruşmada alınan savunmasında ise ...'ın makbuzdaki imzayı tanıştığı bir hukukçunun bürosunda atmış olabileceğini, bütün belgelerin bu kişinin ofisinde imzalandığını belirtmesi karşısında; ...'ın 67.000,00 TL alacağı olduğuna dair mahkemece verilmiş bir tespit kararı olup olmadığının kendisine sorularak varsa bu dosyanın getirtilerek incelenmesi, bu hususta gerekirse sanık ve tanıkların ifadelerine tekrar başvurulması, yüklenici ile yapılan sözleşmenin temin edilerek sözleşmede ruhsat harcının ve şantiye giderlerinin kime yükletileceğine ilişkin bir hüküm olup olmadığının araştırılması, ...'ın bakiye alacağının kalıp kalmadığının, mahsuplaşmanın nasıl yapıldığının ve sanığın savunmasında bahsettiği hukukçu kişinin kim olduğunun araştırılarak tespiti ile tanık sıfatıyla dinlenerek bahse konu makbuzda yer alan imzanın kime ait olduğu hususunun sorulmasından sonra tüm dosya kapsamındaki delillerin denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılması, lüzumu halinde bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında uygulama maddesinin aynı Kanun'un "53/1-d" maddesi yerine hatalı şekilde "53/1-a" olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2025 tarihinde karar verildi.