Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...

SUÇ : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, icraî davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Suçtan zarar gören ... vekilinin Genel Müdürlük Makam Oluru'na istinaden 26.03.2021 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği gözetilerek incelemenin katılan S.S. Üzüm Konut Yapı Kooperatifi vekilinin beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1)Sanık hakkında icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığa yüklenen icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 11.06.2007 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

2)Sanık hakkında zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Suç tarihinde S.S. Üzüm Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanığın, ... ve ... isimli kooperatif üyelerinden, sırasıyla 11.02.2007 tarihinde 123 no.lu makbuz ile 7.000,00 TL, 11.02.2007 tarihinde 122 no.lu makbuz ile 10.000,00 TL üyelik aidatı adı altında kooperatif nam ve hesabına tahsil etmiş ve makbuzları imzalayarak vermiş olmasına rağmen, bu bedelleri kooperatifin hesaplarına geçirmediği, kanunen tutulması zorunlu olan defterlere işlemediği, kendi menfaatine kullandığı, kendisinden sonra seçilen yönetimin bütün ısrar ve isteklerine rağmen bu parayı kooperatife iade etmediği iddiası üzerine yapılan yargılamada; sanığın, kooperatif başkan vekili olan ...'nın kendisinin iş yerine kooperatif makbuzlarıyla geldiğini, kendisinin kooperatife 7.000,00 TL borcunun olduğuna, ...'in ise 10.000,00 TL olan borcunu kendisi vasıtasıyla gönderdiğine ilişkin beyanlarına güvenerek 2 ayrı makbuz kestiği, ...'nın parayı bankaya yatıracağını söylediği, daha sonra arayıp sorduğunda parayı bankaya yatırıp makbuzu deftere işlediğini beyan ettiği yönündeki savunmasının tanık ... tarafından da doğrulanması karşısında, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kabul edilerek atılı suçtan beraatine karar verilmiş ise de;

Dosya arasında bulunan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yer alan bilgilere göre, söz konusu kooperatifte suç tarihinde yönetim kurulu asil üyesi olarak görevli olan ...'ya aramalara ve araştırmalara rağmen ulaşılamaması sebebiyle tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmiş ise de, adı geçenin soruşturma aşamasında alınan beyanında, kendisinin ve diğer üye Tomris'in üyelik aidatını, kooperatif yönetim kurulu başkanı olan sanığın iş yerinde iki adet makbuz karşılığında teslim ettiğini beyan etmesi, sanığın da makbuzları kendisinin kestiğini kaçamaklı olarak ikrar etmesi karşısında, dava konusu paraların kooperatif defterlerine işlenmediği ve kooperatif hesabına geçmediğine ilişkin soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu da nazara alınarak, öncelikle ...'nın temin edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi, aynı eylem nedeniyle hakkında açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak açılmışsa bu dava ile birleştirilmesi, sanık ile ...'nın beyanları arasındaki çelişki de göz önüne alındığında hangi beyana neden üstünlük tanındığının denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılması, lüzumu halinde emekli Sayıştay uzman denetçisinden bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de; Sanığa isnat olunan fiilin sübutu halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçundan ayrı ayrı beraat hükmü kurulması,

Kanuna aykırı, katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***