"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/159 Esas, 2014/136 Karar
KATILANLAR : Tarım ve Orman Bakanlığı, Sınırlı Sorumlu ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ..., ..., ...
SUÇLAR : Zimmet (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), denetim görevinin ihmali (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında basit zimmet, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarından beraat, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili, sanık ... ve müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin 14.05.2014 tarihinde tefhim edilen hükümlere karşı, 16.05.2014 havale tarihli dilekçe ile sadece beraat hükümleri yönünden temyiz talebinde bulunduğu, mahkumiyet hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz isteminin ise 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 04.07.2014 havale tarihli dilekçe ile gerçekleştiği anlaşılmış olmakla, mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin beraat hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık ... ile müdafinin bu sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1.Sanıklardan ... hakkında basit zimmet, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan ...'ın hükümden sonra 18.07.2015 tarihinde, ...'in ise 19.01.2020 tarihinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından ayrıca sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ya yüklenen denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 251/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde yazılı 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 15.11.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği tespit edildiğinden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı ve ölüm nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
25.01.2009-02.03.2011 tarihleri arasında S.S. ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıkların, görev yaptıkları dönemde kooperatif borçlularından tahsil ettikleri ücretleri kooperatif kayıtlarına intikal ettirmeyerek toplam 30.869,58 TL'yi uhdelerinde tuttukları kabul edilerek mahkumiyetlerine hükmedilmiş ise de suç tarihlerinde kooperatif başkanı olarak görev yapan sanık ... ve müdafiinin aşamalarda alınan savunmalarında tahsil ettikleri ücretleri kayıtlara intikal ettirdiklerini ve kooperatifin 2009 ve 2010 yıllarına yasal defterlerini kendilerinden sonraki yönetime teslim ettiklerini beyan etmeleri, kooperatife ait tüm evrakın eksiksiz şekilde yeni yönetime devredildiğine ilişkin dosya kapsamında bulunan 07.03.2011 tarihli tutanak içeriği ile soruşturma ve kovuşturma aşamalarında suç dönemine ilişkin yasal defterlerin bulunamaması karşısında, suç tarihlerine ilişkin kooperatife ait kayıt ve yasal defterler olmaksızın sadece mağdur beyanları ve tahsilat makbuzları üzerinden yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı, ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi olup, bu kapsamda sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi ve sanıkların mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği hususları da nazara alındığında, savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçtan sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında aynı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının "d" bendi yerine "a" bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri ile sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.