Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/182 Esas, 2020/129 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Suçtan zarar gören ...'nın vekilinin görevi kötüye kullanma suçundan İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2013 tarihli 2012/133 Esas, 2013/86 Karar sayılı hükmünü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyması ve ayrıca bakanlık vekilinin vermiş olduğu 23.12.2020 tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği ve bu suretle davaya katılma iradesini devam ettirdiğinin anlaşılması karşısında davaya katılan sıfatıyla kabulüne, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca Hazine vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, incelemenin katılan gören ... vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 10.08.2007 ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanuna aykırı, katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***