Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/51 Esas, 2013/343 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, hükmün vekili tarafından 01.02.2016 tarihli dilekçe ile temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi 18/2. maddesindeki düzenlemenin verdiği yetkiye ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine dayanılarak kamu davasına katılan olarak KABULÜNE, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanık hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın katılma hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, anılan suçtan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanık hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanığın üzerine atılı eylemin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 15.07.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***