"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/135 Esas, 2016/464 Karar
SUÇLAR : Zincirleme şekilde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na (213 sayılı Kanun) muhalefet, zincirleme tefecilik
HÜKÜMLER : Zincirleme şekilde 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyet, tefecilik suçundan açılan kamu davasının reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Başvurularının kapsamına göre sanık müdafiinin temyiz isteminin mahkumiyet hükmüne, katılan Hazine vekilinin temyiz isteminin ise her iki hükme yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2013 tarihinde kesinleşen 18.12.2012 tarihli, 2011/424 Esas ve 2012/1631 sayılı Kararı ile sanığın aynı eylemine ilişkin olarak tefecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, inceleme konusu davanın mükerrer olduğuna ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, kamu davasının reddine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında zincirleme şekilde 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın üzerine atılı 213 sayılı sayılı Kanun'a muhalefet suçunun 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2010 yılı ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.