"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3628 Esas, 2020/183 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddi
... ve ... müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Tebliğname başlığında isimlerine yer verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... (... oğlu), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere sanık ... müdafiinin, yokluğunda verilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 17.02.2020 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 286/2-b bendinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"n temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu tefecilik suçunun, 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar ..., ..., ... (... oğlu) ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen hükümlerin kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla anılan sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafinin ve katılan vekilinin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2014/68 Esas, 2018/102 sayılı Kararı ile sanık ...'ün tefecilik suçundan mahkumiyetine hükmolunmuştur.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.01.2020 tarihli ve 2019/3628 Esas, 2020/183 sayılı Kararı ile sanığın cezalandırılmasına ilişkin kısım hüküm fıkrasından tümden çıkarılmak suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasına karar verildiği ancak kaldırılan hüküm yerine yeni hüküm tesis edilmemesinin kanuna aykırı olduğu ve sair hususlara ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasının yerinde olmadığı, sanığın cezalandırılması gerektiği ayrıca kaldırılan hüküm yerine bir hüküm kurulması gerektiği ve sair hususlara ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması sonrasında beraat hükmü kurulması gerekirken hiçbir hüküm kurulmamasının yerinde olmadığı ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında ...'a faiz karşılığında borç verdiğinden bahisle mahkumiyet hükmü verilmiş ise de, iddianamede sanık ...'e yönelik bahsi geçen eyleme ilişkin suç isnadı içeren bir anlatımda bulunulmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, bu kapsamda anılan sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında; tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ..., ... (... oğlu) ve ... hakkında ve sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2024 tarihinde karar verildi.