"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/235 Esas, 2019/77 Karar
SUÇ : Tefecilik (tüm sanıklar hak.), tehdit ve yağmaya teşebbüs (sanık ... hak.)
HÜKÜM : Sanık ... hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet ve atılı diğer suçlardan beraat, diğer sanıklar hakkında atılı suçtan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yağmaya teşebbüs ve tehdit suçlarının mahiyetine göre doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan Hazinenin bu suçlara ilişkin katılma hakkı ve hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından ayrıca sanıklardan ... müdafii temyiz dilekçesinde tefecilik suçundan diğer sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerini de temyiz ettiğini bildirmiş ise de; ...'in anılan sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına katılma talebinde bulunmadığı, bu haliyle vekilinin diğer sanıklar hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükümlerini temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, keza 05.03.2019 günlü celsede şikayetinden vazgeçen müşteki ...'ün sanıklar hakkında verilen hükümler yönünden temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılanlar vekillerinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükümlerine, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat edilen tefecilik suçunun suç tarihine göre lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2010 yılı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.