"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/149 Esas, 2015/245 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2015/149 Esas, 2015/245 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde ... Yatılı Bölge Okulunda belletmen öğretmen olarak görev yapan sanıkların, 18.02.2014 tarihinde yurtta meydana gelen cinsel istismar olayı kapsamında çocuklar üzerindeki gerekli denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmeyerek istismara uğrayan küçüğün mağduriyetine neden oldukları iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıkların gerekli kontrolleri yaparak denetim görevlerini yerine getirdikleri, meydana gelen olayda ihmallerinin bulunmadığı gerekçesiyle atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
IV. GEREKÇE
Temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olması nedeniyle sadece bu taleple sınırlı inceleme yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.10.2013 tarihli ve 2013/11-231 Esas, 2013/396 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, bu hususla sınırlı olarak yapılan incelemede; zamanaşımını kesen son işlem olan 03.03.2015 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi dolmuş ise de istemin şahsi hak talebine yönelik olduğu, sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan ve beraat kararı ile sonuçlanan kamu davasının sadece vekalet ücreti yönünden sanıklar müdafii tarafından vaki temyiz istemi üzerine zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilemeyeceği değerlendirilmekle yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2015/149 Esas, 2015/245 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasına; "Kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar ... ve ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak payları oranında adı geçen sanıklara verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.