Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/114 Esas, 2015/644 Karar

SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında atılı suçtan beraat, ... hakkında ise mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2015 tarihli ve 2015/150 Soruşturma, 2015/94 Esas, 2015/94 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/114 Esas, 2015/644 sayılı Kararı ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, sanıklardan ...'in 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine, ...'nın ise 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...'un temyiz sebepleri

Hakkındaki mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu olayda herhangi bir suçunun bulunmadığına, tebligat evrakını köy muhtarına usulüne uygun teslim ettiğine ilişkindir.

B. Katılan ...'ın temyiz sebepleri

Köy muhtarı olan sanık ...'nun aleyhine boşanma davası açın eşinin akrabası olduğunu, kendisine gelen tebligatı iki ay boyunca teslim etmediğini, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğunu belirterek hakkındaki beraat kararını temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ...'un suç tarihinde PTT dağıtıcısı olarak çalıştığı, sanık ...'nun katılan ...'ın yaşadığı ... köyü muhtarı olduğu, katılanın suç tarihindeki eşi tarafından ... 6. Aile Mahkemesinde açılan boşanma davasına ilişkin tebligatları teslimle yükümlü olan sanık ...'un katılanın evine hiç gitmeden muhtar sanık ...'ya teslim ettiği, sanık ...'in de tebligatı katılana yaklaşık iki ay sonra ulaştırdığı, bu suretle sanıkların katılanın mağduriyetine sebep olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanık ...'in atılı suçtan beraatine, sanık ...'un ise mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık ...'un yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan suç tarihinde PTT dağıtıcısı olan sanığın 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11 inci maddesinin (d) bendi uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

B. 1.Sanık ...'in yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

C. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.06.2015 tarihli sorgu olduğu, bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR

1. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/114 Esas, 2015/644 sayılı Kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sanık ... hakkındaki hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

2. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/114 Esas, 2015/644 sayılı Kararına yönelik sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.

***