"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/326 Esas, 2015/857 Karar
SUÇLAR : İcrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2015 tarihli ve 2015/321 Soruşturma, 2015/247 Esas, 2015/246 numaralı İddianamesiyle sanıklardan ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan aynı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2015/326 Esas, 2015/857 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'in icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'nin ise ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafii 02.11.2015 havale tarihli dilekçesi ile; sanıkların kamunun yararını gözeterek kullanılmayan köy okulunun gözetim ve bakım yükümlülüğüyle hareket ettikleri, bu sebeple kira bedeli tahsil etmeksizin kiralayana okulu koruma görevi verdikleri, suçun kanunda tanımlanan kişi mağduriyeti, kamu zararı ve haksız menfaat unsurlarından herhangi birinin gerçekleşmediği gerekçesiyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan ...'in 02.04.2004 ile 30.03.2009 tarihleri arasında, sanık ...'nin ise 30.03.2009 ile 08.04.2014 tarihleri arasında Katıralanı Mahallesi Muhtarı olarak görev yaptıkları, sanık ...'in Dikili Kaymakamlığınca okul lojmanının kiralanması için Olur verilmesine ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun okul binalarının konut olarak kullanılamayacağına dair düzenlemesine rağmen okul binasını 09.08.2004 tarihinde kiraya verdiği, bir sonraki dönem muhtar seçilen sanık ...'nin ise bu kiralama işlemine ilişkin herhangi bir işlem yapmadığı gerekçesiyle sanıklar hakkında icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından dava açılmış, ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında ise ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihi ile temyiz incelemesi tarihi arasında soruşturma izni alınması ile ilgili durma süreleri nazara alındığında dahi, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise
30.03.2009 ile 08.04.2014 tarihleri arasında Katıralanı Mahallesi Muhtarı olarak görev yapan sanığın, kendisinden önce muhtar olarak görev yapan sanık ...'in köy okulu binasını bedelsiz olarak kiraya vermesine ilişkin herhangi bir işlem yapmadığının kabulüyle hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; sanık tarafından yeni bir kiralama işleminin yapılmaması ve sanığın eski muhtar tarafından okul binasının bakım ve onarımının yapılması kaydıyla kiraya verildiğini, kendisinin de aynı şartlarda binada oturulmasına müsaade ettiğini, herhangi bir art niyeti ve menfaatinin olmadığını, devlet malının korunması amacıyla hareket ettiğini beyan etmesi ile dosya içerisinde savunmanın aksini kanıtlayacak her türlü şüpheden uzak, iddiayı ispata yeter delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin sanığa ihtarına hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2015/326 Esas, 2015/857 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2015/326 Esas, 2015/857 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.