Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/74 Esas, 2015/508 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.04.2013 tarihli ve 2013/3522 Soruşturma, 2013/1727 Esas, 2013/151 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2013 tarihli ve 2013/148 Esas, 2013/131 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanması için son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2013/74 Esas, 2015/508 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereği verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık 06.11.2015 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile; suça konu olayda Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesine uygun tebligat yapılmadığı gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Antalya Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılan vekili sıfatıyla takip ettiği Antalya Kadastro Mahkemesinin 2011/765 Esas sayılı dosyasının 12.01.2012 tarihli duruşmasına mazeret bildirerek katılmadığı, aynı oturumda davanın görevsizlik sebebiyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın başvuru halinde görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmesine ve bu karar sanığa usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen sanığın kararı temyiz etmeyip görevli mahkemeye de başvurmayarak görevini ihmal ettiği iddia ve kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Antalya Kadastro Mahkemesinin 2011/765 Esas sayılı dosyasını davacı katılan vekili sıfatıyla takip eden sanığın, mazeret bildirerek girmediği ikinci oturumda karar verildiği, mahkemece yapılan hata sonucu kararın davacı katılan vekiline tefhim edilmiş gibi hüküm kurulmasına rağmen hüküm fıkrasında davacı katılan vekili olarak dosya dışı başka bir avukatın isminin bulunduğu, bu sebeple kendisine usulüne uygun bir tebligat yapılmadan kararın kesinleştirildiği yönündeki savunması karşısında; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre sanığa, suça konu hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin araştırılarak hasıl olacak sonuca göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna karar verilmemesi,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149-163; 13.11.2007 tarihli ve 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile eklenen cümle de eylem tarihinde yürürlükte bulunmadığından 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların niteliği gereği yasal engel teşkil etmeyeceği gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, ileride suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşması nedeniyle hapis cezası ertelenen sanık hakkında “Sabıkasında daha önceden verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğundan yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2013/74 Esas, 2015/508 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.

***