"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/388 Esas, 2015/331 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 17.11.2014 tarihli ve 2014/17317 Soruşturma, 2014/6294 Esas, 2014/557 numaralı İddianameyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2014 tarihli ve 2014/452 Esas, 2014/492 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/331 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince 90 tam gün karşılığı 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesi, şikayetçi ile avukat olan sanık arasında hangi işlerin ne şekilde ve kaç lira bedelle görüleceği konusunda yazılı bir avukatlık sözleşmesi bulunmadığına, şikayetçinin, sanığa iddia edilen 4.700 TL'yi verdiğine ilişkin makbuz veya bir ödeme belgesinin de mevcut olmadığına, iddia tanığı ... , şikayetçinin sanığa 4.500 TL para verdiğini doğrulamış ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesinde ''Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri... amacıyla yapılan işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri 2.500 TL'yi geçtiği taktirde senetle ispat olunması gerektiği''nin hükme bağlandığına, somut olayda ise taraflar arasındaki uyuşmazlık miktarının 4.700 TL olduğuna, bu nedenle uyuşmazlığın tanıkla ispatlanmasının mümkün bulunmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı serbest avukat olan sanığın; İzmir 20. Noterliğince düzenlenen 14.12.2012 tarihli ve 20458 yevmiye sayılı vekâletname uyarınca katılanın vekilliğini üstlenip masraf ve vekâlet ücretine mahsuben 4.700 TL aldığı hâlde, katılanın alacaklı olduğu 40.000 TL'lik senede istinaden borçlu hakkında icra takibi başlatmamak ve müvekkili katılan adına, ... İnşaat Ltd. Şti. aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmamak suretiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın dava açmadığı halde açmış gibi senet hakkında icra takibi başlatmadığı halde başlatmış gibi davranarak katılanı oyalamak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin aynı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına hükmedilmemesi,
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına hükmedilmesi,
Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamış ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/331 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.