"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/455 Esas, 2015/365 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2014 tarihli ve 2014/8011 Soruşturma, 2014/20154 Esas, 2014/1209 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/455 Esas, 2015/365 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, gerekçe belirtmeksizin bozulması talebiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Bursa ... Onkoloji Hastanesinde doktor olarak görev yapan sanığın, hastası olan mağdurun ameliyatı için gerekli bazı malzemenin devlet tarafından karşılanmayacağını söyleyerek malzeme parası adı altında 1.300 TL para istediği, mağdurun bu parayı sanığın sekreterliğini yapan inceleme dışı sanık ...'e verdiği, sonrasında ameliyat masraflarının Bağkur tarafından ödendiğini öğrenmesi üzerine şikayetçi olduğu iddiasıyla sanık hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; ameliyat öncesinde mağdura yöneltilmiş bir rüşvet teklifinin olmaması nedeniyle rüşvet anlaşmasının bulunmadığı, sanığın almaması gereken parayı alması eyleminin de görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği, sanığın mağdur ...'ye yönelik eylemi açısından taraflar arasında bir rüşvet anlaşmasının bulunmadığı ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167 Esas, 2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, somut olayın oluş şekline göre sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği gibi Yasa'nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışlarının bulunmadığı da nazara alındığında, Bursa ... ... Sönmez Onkoloji Hastanesinde doktor olan sanığın, hastası olan mağdur ... Kömür'den ameliyat öncesinde ameliyat malzemelerinin bir kısmının devlet tarafından karşılanmadığını, bu nedenle malzeme parası olarak 1.300 TL ödemesi gerektiğini söyleyerek ödenmemesi gereken paranın sekreteri ...'e verilmesini sağlaması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin ikinci fıkrasına uyan ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Hükümde sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmadığı halde gerekçede tekerrür hükümlerinin uygulandığı belirtilerek gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Sanık müdafii 04.11.2015 günlü celsedeki savunmasında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde, sanık hakkında 5271 sayılı Yasa'nın 231 inci ve 5237 sayılı Yasa'nın 51 inci maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/455 Esas, 2015/365 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.