"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2015 tarihli ve 2015/2042 Soruşturma, 2015/929 Esas, 2015/73 numaralı İddianamesiyle son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli ve 2015/159 Esas, 2015/202 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunması talebiyle son soruşturmanın Balıkesir Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına karar verilmiştir.
3.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/245 Esas, 2015/395 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki, üç ve beşinci fıkraları ile 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri, üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sair nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın; katılanın yaptırdığı inşaata ilişkin eksiklikler nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan tazminat talebiyle Bigadiç Asliye Hukuk Mahkemesine davacı vekili sıfatıyla dava açtığı, sanığın katılana kendisine vekalet verdiği düşüncesiyle başka bir avukat adına düzenlenen vekaletnameyi imzalattırdığı ve başkası adına çıkarılan vekaletnameyi mahkemeye sunduğu, bu gerekçeyle de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği olayda; sanığın vekalet ücretini almasına rağmen katılana karşı görev ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek, keza ihtara rağmen kendi adına düzenlenmiş vekaletnameyi mahkemeye sunmayarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında iddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında yer almadığı ve ek savunma hakkı tanınmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının tatbikine karar verilmesi ve yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine "avukatlık mesleğinin kendisine tanımış olduğu haklardan yoksun bırakılmasına" şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/245 Esas, 2015/395 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.