Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/538 Esas, 2015/813 Karar

SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2014 tarihli ve 2013/3755 Soruşturma, 2014/1176 Esas, 2014/592 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/538 Esas, 2015/813 sayılı Kararı ile sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve bu cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...; eylemin sübut bulmadığı, sübutu kabul edilse dahi ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gerekçeleriyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebinde bulunmuşlardır.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde sanıklardan ...'in Akşehir Belediyesinde başkan yardımcısı, ...'ın zabıta müdürü, ...'nın ise zabıta memuru oldukları, davaya konu taşınmazın zemin katında bulunan iş yerine Akşehir Belediye Başkanlığı tarafından 28.11.2012 tarih ve 192 sayılı Ekmek ve Ekmek çeşitleri imalatı faaliyetini gösteren iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre düzenlenmiş Tip İmar Yönetmeliği'nin 44 üncü maddesinde belirtilen ruhsat verilmesi için gerekli hususlara uyulmadığı ve imar yönetmeliğini uygulayan imar müdürlüğünden ve itfaiyeden görüş alınmadan ayrıca 14.07.2005 tarih ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulunun yayınladığı İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilen iş yerlerinde yapılması gereken düzenlemeleri yerine getirmeden sanıklar tarafından ruhsat düzenlendiği iddia ve kabul edilerek sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede;

Somut olayda, bahse konu iş yeri ruhsatının ilk kez verilen bir ruhsat olmadığı, 08.03.2012 tarihli iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile ekmek ve ekmek çeşitleri imalatı üzerine faaliyet gösteren Yarenler Taş Ekmek ve Unlu Mamüller isimli iş yerinin 31.08.2012 tarihinde başka birine devri üzerine verildiği, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin işletmecinin değişmesi ve işyerinin nakli başlıklı 8 inci maddesindeki "Ruhsatta belirtilen faaliyet konusu ve adresin değişmemesi kaydıyla işyerinin devredilmesi halinde, devralan kişinin başvurusu üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeni işletmeci adına tekrar ruhsat düzenlenir" şeklindeki açık düzenleme karşısında ruhsatın daha önce verilen ruhsat ve ekinde bulunan evraka dayanılarak devir nedeniyle verildiği, devir işlemleri için itfaiye müdürlüğü ile imar müdürlüklerinden yeniden görüş alınması gerekmediği, sanıklara atfedilebilir bir kusurun bulunmadığı anlaşılmakla; sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,

Kabule göre de;

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada tespit edilebilir maddi bir zararın bulunması gerektiği, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylem itibarıyla doğrudan bir zararın bulunmadığı ancak katılanların mağduriyetine neden olunduğu kabul edilerek, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilen, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 51 inci maddeleri gereğince takdiri indirim uygulanarak cezaları ertelenen sanıklar hakkında çelişki oluşturacak biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kararlar verilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;

Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 21.01.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/538 Esas, 2015/813 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafii ile diğer sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.10.2023 tarihinde karar verildi.

***