"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/79 Esas, 2015/255 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Durağan Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2015 tarihli ve 2015/111 Soruşturma, 2015/52 Esas, 2015/52 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Durağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/79 Esas, 2015/255 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık; somut olayda soruşturma izni alınması gerektiğini, aşamalarda suça konu odunların nitelik ve nicelik yönünden ölçümlerinin yapılmadığını, üretim artığı odunların ormandan çıkarılmasının suç teşkil etmediğini, hakkında HAGB kararı verilmemesinin yanlış olduğunu, kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Durağan Orman İşletme Müdürlüğünün kesim işinde çalışan inceleme dışı sanık ...'in, 6831 sayılı Kanun'a muhalefet edecek şekilde çalıştığı ormanlık alanda üretim artığı 8 ster odunu ikametine götürmek üzere traktöre yüklediği, öncesinde durumu orman muhafaza memuru sanık ...'ya bildirdiği, ...'nın görevi gereği suçun işlenmesini önleme yükümlülüğü bulunmasına rağmen bu isteğe olumlu yanıt verdiği, ...'in sevk ve idaresindeki traktör ile ikametine doğru yola çıktığı, Orman İşletme Müdürü tarafından durumun fark edilerek traktörün durdurulduğu, kaçak orman emvalinin tespit edildiği, sanığın, üretim artığı orman emvalinin taşınmasının yasak olduğunu bilecek durumda olmasına, görevi gereği suçun işlenmesinin önlenmesi kapsamında sorumluluğu ve yükümlülüğü olmasına rağmen bu yükümlülüğe aykırı hareket ettiği iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa'nın 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 4483 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin son fıkrası, 6831 sayılı Kanun'un 77 ve 79 uncu maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturma iznine tabi olmayan ve aynı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren temyize konu görevi kötüye kullanma suçunda 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Durağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/79 Esas, 2015/255 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.
...