"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/470 Esas, 2015/884 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2015 tarihli ve 2015/38443 Soruşturma, 2015/14539 Esas, 2015/12657 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/470 Esas, 2015/884 sayılı Kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii; sanığın hastaneye ilk geldiğinde hastaya müdahale ettiği, hastanın genel takibinin yoğun bakım servisinde yapıldığı, sanığın icapçı olduğu ve sanığa gerekli bilgilerin telefonla ulaştırıldığı, sanığın talimatları doğrultusunda yoğun bakımda gerekli işlemlerin yapıldığı, hastanın genel durumunun büyük bir ameliyat için uygun hale gelmediği, sanığın görevini ihmal etmediği gerekçelerine dayanarak mahkumiyet hükmünü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde göğüs cerrahı olarak görev yapan ve olay günü icapçı olan sanık hakkında, katılanın oğluna trafik kazası sonrası hastanede ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastaneden ayrıldığı, telefonla bilgi alarak nöbetçi doktorlara talimat verdiği, hastanın durumunun kötüleşmesi üzerine telefonla aranmasına rağmen bizzat hastaneye gelerek müdahale etmemesi ve katılanın oğlunun vefat etmesi üzerine taksirle ölüme neden olma suçundan iddianame düzenlendiği, mahkemece değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/470 Esas, 2015/884 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasının beşinci paragrafında yer alan "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.11.2023 tarihinde karar verildi.