"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/533 Esas, 2016/318 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma (...'ye karşı), cinsel taciz (...'ye karşı)
HÜKÜMLER : Cinsel taciz suçundan mahkumiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.08.2015 tarihli ve 2014/1896 Soruşturma, 2015/548 Esas, 2015/520 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve cinsel taciz suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/533 Esas, 2016/318 sayılı Kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar, sanık hakkında cinsel taciz suçundan ceza verilirken üst sınırdan verilmesi gerekirken alt sınırdan uygulama yapılması, görevi kötüye kullanma suçundan ise mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi hususlarının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükümleri temyiz etmiştir.
2.Sanık müdafiinin temyizi, sanığın cinsel taciz suçunu işlediğine dair katılanın beyanından başka bir delil olmadığı ve beraatine hükmedilmesi gerektiği, yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde ... köyü muhtarı olan sanığın, katılan ...'ye yönelik kişisel husumet içeren tavırlarla para cezaları yazdığı, bu şekilde kişisel zarara sebep olmak suretiyle görevini kötüye kullandığı, keza 2014 yılı Temmuz ayında ...'nin eşi olan katılan ...'ye "Benimle birlikte olursan, yazdığım cezayı almayacağım" diyerek cinsel tacizde bulunduğu iddialarıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve cinsel taciz suçlarından açılan kamu davasında, Mahkemece; iddiaya konu 22.07.2014 tarihli para cezasının mevzuata uygun olduğu, bunun dışında usulsüz ceza yazıldığına dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraatine, cinsel taciz suçundan ise eylemin sabit olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında cinsel taciz suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, bu suçtan yapılan soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/533 Esas, 2016/318 sayılı Kararında katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/533 Esas, 2016/318 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ile katılanların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.