"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/28 Esas, 2016/46 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Mesudiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2016/46 sayılı Kararının sanık ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının 16.03.2016 tarihli hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bir aylık yasal süreden sonra 19.04.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca sanığın temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mesudiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2015 tarihli ve 2014/466 Soruşturma, 2015/19 Esas, 2015/19 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 58 inci maddesinin uygulanması ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mesudiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2016/46 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; olayda suç işleme kastı olmadığına ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; adli sicil kaydına nazaran sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde Mesudiye Adliyesinde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yaptığı, Mesudiye Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan 2009/664 Esas sayılı kadastro tespitine itiraz davasında verilen görevsizlik kararının 30.09.2011 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme işleminin 15.12.2011 tarihinde yapıldığı, dosya kesinleştikten sonra resen Mesudiye Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiği halde görevli mahkemeye 24.11.2014 tarihinde geldiği, ilgili dosyanın 20.11.2014 tarihine kadar Tapu Sicil Müdürlüğünde bulunduğu, hüküm fıkrasında belirtilen kadastro tutanaklarının yerine Mesudiye Kadastro Mahkemesinin 2009/664 Esas sayılı dosyasının bir bütün halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderildiği, işlem yapılması lazım gelen tarih üzerinden 3 seneye yakın bir sürenin geçtiği ve bu sebeple soruşturmaya konu olayın gerçekleştiği tarihte Mesudiye Adliyesi Yazı İşleri Müdürlüğü görevini yürüten ve mahkeme kararlarını kesinleştirmek ile dosyanın akıbeti ile ilgili işlemleri yapmakla asıl görevli olan ...'in görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle şikayetçilerin mağduriyetine neden olduğu iddia edilerek cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; Suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu gereği dosyanın kesinleşmesini müteakiben görevli mahkemeye resen gönderilmesi gerektiği halde sanığın görevini ihmal ederek 3 yıl boyunca ilgili dosyanın sürüncemede kalmasıyla yargılamanın gecikmesine neden olduğu kabul edilerek görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan suç tarihinde Mesudiye Adliyesinde Yazı İşleri Müdürü olan sanık hakkındaki görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturma veya kovuşturmanın 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 116 ncı maddesi uyarınca izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mesudiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2016/46 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.