"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/334 Esas, 2016/214 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.08.2015 tarihli ve 2015/9118 Soruşturma, 2015/2977 Esas, 2015/221 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/341 Esas, 2015/452 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereği yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için son soruşturmanın ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2015/334 Esas, 2016/214 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 50 nci maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası karşılığı 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık verilen mahkumiyet hükmünü, 18.09.2013 tarihli duruşmaya kendisine tebligat yapılmaması nedeniyle mazeretsiz olarak katılmadığını, katılanın bu dava nedeniyle zarara uğramadığını, bu davadan sonra Erdemli İcra Hukuk Mahkemesinde ayrıca bir dava daha açtığını ancak ödeme hususunda anlaşamadıklarından katılanla aralarının bozulduğunu, kendisini bu nedenle şikayet ettiğini, savunmasını almayan mahkemenin hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesini uygulamama gerekçesinin yerinde olmadığını, hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında gün karşılığının 20 TL'den hesaplanması gerekirken 40'TL den hesaplanarak fazla ceza tayin edilmesinin bozma nedeni yapılması gerektiğini, hakkında beraat kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; sanığın, davacı katılan vekili sıfatıyla takip ettiği ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/256 Esas sayılı icra takibine itiraz dosyasında 06.02.2013 ve 18.09.2013 tarihli duruşmalara mazeret bildirmeksizin katılmayarak 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi gereği dava yenileninceye kadar dosyanın iki kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 03.10.2013 tarihinde yenileme talebinde bulunduğunda ise mahkemece aynı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki "Basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir" hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu suretle katılanın zarara uğramasına neden olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2.Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, hüküm fıkrasında, adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi ile 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yerine 50 nci maddesinin gösterilmesi ve adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken de 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına yer verilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
3.28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına hükmedilmesi,
4.Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yasaklama kararına hükmolunmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2015/334 Esas, 2016/214 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.
...