"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/385 Esas, 2016/192 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.06.2014 tarihli ve 2014/6214 Soruşturma, 2014/2042 Esas, 2014/134 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2014 tarihli ve 2014/100 Esas, 2014/110 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanması için son soruşturmanın Adana Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2014/385 Esas, 2016/192 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, herhangi bir sebep göstermeden hakkında kurulan hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Adana Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, İş Mahkemesinde dava açmak üzere 2007 yılında şikayetçinin vekilliğini üstlendiği halde, anılan davayı açmadığı gibi dava açtığını ve takip ettiğini söyleyerek şikayetçiyi oyaladığı iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un yargılama sırasında yürürlükte bulunan 191 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan "Duruşmada, iddianame veya iddianame yerine geçen belge okunur" şeklindeki düzenleme uyarınca sanığa sorgusunun yapıldığı 18.03.2016 tarihli celsede, hakkında son soruşturmanın açılmasına dair Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2014 tarihli ve 2014/100 Esas, 2014/110 sayılı Kararının okunması gerekirken dava konusu olmayan Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli ve 2014/151 Esas, 2014/141 sayılı Kararının okunması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2014/385 Esas, 2016/192 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.