Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/355 E., 2016/240 K.

SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Atılı suçtan sanıklardan ... ve ... hakkında mahkumiyet, ..., ..., ... ve ... hakkında beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Gördes Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2015 tarihli ve 2015/316 Esas, 2014/546 Soruşturma, 2015/315 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B.Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/355 Esas, 2016/240 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatlerine, sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık ...'ın temyiz istemi; görevinin gereklerini yerine getirdiğine, verilen mahkumiyet hükmünün bozulması istemine yöneliktir.

B.Sanık ...'ın temyiz istemi; görevinin gereklerini yerine getirdiğine, verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

C.Katılan ...'in temyiz istemi; beraat eden sanıklar yönünden haklarında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar bakımından ise alt sınırdan uzaklaşarak cezalandırılmaları gerektiğine dairdir.

III. OLAY VE OLGULAR

24.07.2014 günü Gördes ilçesi Bölükpaşa Mevkiinde ...'a ait arazide çıkan yangına Gördes Orman İşletme Müdürlüğü yangın söndürme ekibinde görevli sanıklar ..., ..., ... ve ... ile Gördes Belediyesi itfaiye ekibinde görevli sanıklar ... ve ...'ın müdahale ettiği, yangının söndürüldüğünü zanneden ekiplerin soğutma işlemini tam olarak yapmadan olay yerini terk ettikleri ancak tam söndürülmeyen yangın yerinde kalan kıvılcımların tekrardan ateş alması sonucu ...'la tarlası sınır olan katılan ...'in arazisine sıçradığı ve 27 dönümlük arazi ve içerisinde bulunan dam evi, çeşitli meyve ağaçları, elektrik panosu, su hortumu gibi eşyaların yanarak zarar gördüğü, sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında beraat, ... ve ... hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde; sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların ve katılanın sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıklara isnat edilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan ve suç tarihinde Gördes Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde işçi statüsünde çalışan sanık ...'ın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu fakat sanık hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrası gereği izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa'nın 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

C.Sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın hüküm tarihinden sonra 30.08.2016 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR

A.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/355 Esas, 2016/240 sayılı Kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/355 Esas, 2016/240 sayılı Kararına yönelik sanıklar ... ve ... ile katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık ... bakımından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.

***