"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/479 Esas, 2016/416 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2015 tarihli ve 2015/90806 Soruşturma, 2015/30192 Esas, 2015/23162 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/479 Esas, 2016/416 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri, suçun unsurlarının oluşmadığına, olay öncesinde katılanların can güvenliklerinin olmadığına yönelik bir beyanları olmadığına, kavga olayına dair anons geldikten 3 dakika sonra olay yerine intikal ettiklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanlar ile aralarında husumet bulunan şahısların ikametlerinin olduğu sokakta 23.02.2013 tarihinde saat 23.00 - 23.30 sıralarında top oynayarak topu katılanların oturduğu evin camına kasten vurmaları üzerine katılan ...'in 155 ihbar hattını aradığı, sanıkların olay yerine gelerek top oynamak suretiyle katılanları rahatsız eden kişileri olay yerinden uzaklaştırdıkları, katılanların görevli polis memurlarına olay yerinden ayrılmamalarını, can güvenliklerini sağlamalarını aksi halde evden ayrılmak istediklerini belirtmiş olmalarına rağmen olay mahallinden ayrıldıkları, sanıkların olay yerinden uzaklaşmasını müteakip katılanlar ile husumeti bulunan şahısların olay yerine gelerek kavga çıkardıkları, katılanların 155 ihbar hattını arayarak ikinci olayın başladığını bildirdiği, kavga sırasında Orhan Kemal Diler'in öldürüldüğü ve sanıkların olay mahalline gelerek Orhan Kemal'in öldürüldüğünü tespit ettikleri, sanıkların görevlerinin gereklerini gereği gibi yerine getirmeyerek ve katılanların can güvenliğini sağlamayarak görevlerini ihmal ettikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı ve mahkemece atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya içerisinde yer alan 155 ihbar hattı kayıt çözümleri ve telsiz bant kayıtlarına göre somut olayda katılanların 23:05'te husumetli oldukları şahısların rahatsızlık verdiği gerekçesiyle ihbarda bulundukları, tarafların beyanlarına göre 23:15 sıralarında sanıkların rahatsızlık veren kişileri uzaklaştırıp olay yerinden ayrıldıkları, 23:43'te katılanların evlerinin kapısının zorlandığını belirterek 155'i aradıkları, 23:49'da 155'i arayan üçüncü bir şahsın çıkan kavgadan bahsederek polis ekibi istediğini belirttiği konuşması sırasında "şimdi polis ekibi geldi" dediği, aynı dakikada sanıkların telsiz ile olay yerine ambulans istediği ve bu delillere nazaran sanıkların olay yerine kısa sürede vardıkları anlaşıldığı halde, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un ikinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek cezalandırılmaları yoluna gidilmiş ise de; bu suçun oluşabilmesi için norma aykırı davranış nedeniyle objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına neden olma" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, öncelikle sanıkların hangi normu ihlal ettiklerinin belirlenip kararda gösterilmesi, objektif cezalandırma koşullarının da ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek
biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/479 Esas, 2016/416 sayılı Kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.