Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/713 Esas, 2016/388 Karar

...

...

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

...

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2014/713 Esas, 2016/388 sayılı Kararının şikayetçi vekili ile sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

5320 sayılı Kanun'a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2 nci madde gereğince sanık hakkında hakaret suçundan verilen ve doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktarına göre kesin nitelikte olması nedeniyle anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Hazine vekilinin 21.12.2020 havale tarihli dilekçesinin aleyhe temyiz iradesi içermediği, katılma ve vekalet ücreti talebine yönelik olduğu, Hazine lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığı, bu itibarla incelemenin sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında tehdit ve tefecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.12.2014 tarihli ve 2014/9905 Soruşturma, 2014/3323 Esas, 2014/2026 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2014/713 Esas, 2016/388 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 225 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, hakkında kurulan mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Katılanın sanıktan farklı tarihlerde faiz karşılığı borç para aldığı ve zamanında geri ödediği ancak şikayet tarihinden yaklaşık 20 gün önce faiz karşılığı aldığı toplam 16.000 TL borcunu ise ödeyemediği, borcun ödenmemesi nedeniyle katılanın kardeşine ait üzerinde rehin bulunan aracı sanığa verdiği fakat aracın üzerinde rehin olması nedeniyle sanığa devir işleminin gerçekleştirilemediği, bunun üzerine sanığın borcun ödenmesi konusunda katılana çeşitli zamanlarda tehdit içeren mesajlar gönderdiği iddiasıyla sanık hakkında zincirleme tefecilik ve tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır.

Mahkemece; sanığın dolaylı ikrarı ve tanık beyanı ile katılanın cep telefonuna gönderilen mesaj içerikleri dikkate alınarak sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İddianamede yer alan; "...şikayet tarihinden yaklaşık 20 gün kadar önce müştekinin şüphelinin yanına giderek faiz karşılığı 8000,00 TL aldığı ve 1 gün sonra 8000,00 TL daha aldığı, toplam 16.000,00 TL'yi 24.000,00 TL olarak ödemesi gerekirken ödeyemediği, aradan kısa bir müddet geçince şüphelinin 16.000,00 TL'nin faiziyle birlikte 33.000,00 TL olduğunu söylediği, müştekinin bunu kabul ettiği, ödeme gücünün olmaması nedeniyle kardeşi Memduh'un üzerine kayıtlı otoyu şüpheliye verdiği, ancak bu otonun kredi karşılığında alınması nedeniyle rehinli olmasından dolayı devrini şüpheliye yapamadığı, bunun üzerine şüphelinin birçok mesaj göndererek müştekiden alacağını istediği, 14.11.2014, 25.11.2014 ve 26.11.2014 tarihlerinde gönderdiği mesajlarda yer alan sözlerle sanığın katılanı tehdit ettiği iddiası karşısında, iddianamede tehdit olarak nitelenen eylemlerin sübutu halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, bu suçtan dolayı yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, sanığa isnat olunan tefecilik suçunun da hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 12 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanığın hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2014/713 Esas, 2016/388 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.

***