"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/894 Esas, 2020/1233 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek Karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin asıl Kararın sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanığın Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik incelemeye konu 27.04.2020 tarihli temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24. maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği, kaldı ki sanığın 30.06.2020 tarihli dilekçesiyle 7343 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen 29.04.2020 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek Kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verilmiştir.
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü, suç tarihi olan 11.08.2006 ile inceleme günü arasında durma süreleri eklendiğinde dahi olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.04.2025 tarihinde karar verildi.