Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/934 Esas, 2020/164 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.10.2008 tarihli ve 2008/1741 Soruşturma, 2008/1465 Esas, 2008/666 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Ünye (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 09.10.2009 tarihli ve 2008/826 Esas, 2009/748 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereği 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine hükmolunmuştur.

3.Bahse konu kararın sanık müdafiince temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 29.06.2011 tarihli ve 2011/7979 Esas, 2011/9144 sayılı Kararı ile ''19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarındaki kazanç sözcüğünün ''menfaat'' olarak değiştirilmesi ve cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği'' nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Ünye (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.02.2012 tarihli ve 2011/825 Esas, 2012/101 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına dair hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiştir.

5.Denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık yönünden dosyayı ele alan Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2017 tarihli ve 2017/586 Esas, 2017/1045 sayılı Kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

6.Sanık müdafiinin temyizi üzerine hükmün Dairemizin 02.10.2019 tarihli ve 2019/467 Esas, 2019/9195 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazlarının reddiyle, cezayı aleyhe değiştirme yasağı uyarınca sanık hakkında verilen hapis cezasının ilk hükümdeki gibi ertelenmesi, kabule göre de sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

7.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2019/934 Esas, 2020/164 sayılı Kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine ayrıca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç kastının bulunmadığına, soruşturma izni alınmadan dava açıldığına ve eylem zamanaşımına uğramasına rağmen ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Belediye başkanı olarak görev yapan sanığın, Sultanbeyli İcra Müdürlüğünün 2007/1592 Esas sayılı dosyası üzerinden kendi maaşına haciz konulmasına ilişkin yazıyı bekleterek borcun tahsilini geciktirdiği ve bu şekilde kişi mağduriyetine sebep olduğu iddia ve kabul edilerek görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 357 nci maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2019/934 Esas, 2020/164 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.

***