"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/21 Esas, 2015/337 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2014 tarihli ve 2014/2707 Soruşturma, 2014/851 Esas ve 2014/95 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2014/276 Esas, 2014/441 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 58 inci ve 59 uncu maddelerine göre son soruşturmanın Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/337 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 150 tam gün karşılığı 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, icra takibinin kesinleşmesinin sanığın kusurundan kaynaklanmadığına, katılanın zararının doğmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Sivas Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, Tatvan İcra Müdürlüğünün 2012/758 Esas sayılı dosyasında borçlu vekili olarak katılanın sahibi ve temsile yetkili olduğu şirket adına dosyayı takip ettiği, İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen ilamsız takiplerde ödeme emrine süresi içinde itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesine ve katılanın mağduriyetine neden olduğu iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/337 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.