Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/234 Esas, 2018/326 Karar

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 253/6. maddesine paralel bir şekilde; "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında, "Zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi aksi halde yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-250 ile 23.01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen, beraat hükmünün kaldırılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen Kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz eden katılan vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1) Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2015/753 Esas, 2017/131 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.

2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 02.03.2018 tarihli ve 2018/234 Esas, 2018/326 sayılı Kararı ile yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımına uğramadığına, mevcut delil durumuna göre tefecilik eylemi sabit olduğundan hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR

1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2) Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesince verilen hükümde katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.

***