Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/16 Esas, 2020/127 Karar

SUÇLAR : Tefecilik (5 kez), tehdit (...'a karşı)

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanığa yüklenen tehdit suçundan Hazine ile ...'ın katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmelerinin söz konusu olmadığı, ... hakkında usulsüz olarak davaya katılmasına karar verilmesinin de hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekillerinin anılan suçtan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237, 238 ve 260. maddeleri gereğince tefecilik suçunun mağduru olan Hazinenin vekili aracılığıyla 23.06.2017 havale tarihli dilekçe ile kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ancak katılma isteğinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin KABULÜNE, incelemenin katılan ... vekilinin tefecilik ve tehdit, katılanlar Hazine ve ... vekillerinin ise tefecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanığa isnat edilen tehdit suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1. madde ve fıkrasının birinci cümlesi, tefecilik suçunun ise suç tarihine göre lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 241/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.06.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***