Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2011 tarihli ve 2011/8252 Esas, 2010/88443 Soruşturma, 2011/2282 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2013 tarihli ve 2011/194 Esas, 2013/561 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat hükmü kurulmuştur.

Hükmün şikayetçi Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.02.2017 tarihli ve 2015/11452 Esas, 2017/718 sayılı Kararı ile Hazinenin dava ve duruşmalardan haberdar edilmeden davaya katılma olanağı sağlanmadan hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2018 tarihli ve 2017/263 Esas, 2018/434 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.

Hükmün katılan Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.06.2019 tarihli ve 2019/3858 Esas, 2019/6546 sayılı Kararı ile tefecilik suçunun sübuta erdiği ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle beraat kararı verilmesi nedeni ile hükmün bozulmasına hükmedilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2019/642 Esas, 2020/128 sayılı temyiz incelemesine konu Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçlamaların soyut ve mesnetsiz olduğuna, tanıkların hiçbirinin suçun işlendiğini doğrulamadıklarına ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. 26.12.2009 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 26.12.2012 ve öncesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 26.12.2009 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2019/642 Esas, 2020/128 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.

***